Anlat Dinliyorum Kuruldu! Kendini anlatmak, ifade etmek, güçlenmek isteyenler için
- Ezgi Özer
- 31 Mar
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 1 Nis
Kimim ben?
Ben Ezgi. Öğrenmekten keyif alan; bazen kaybolan, bazen yolunu bulan, her zaman
kalbinin peşinden gitmeye çalışan biriyim. Bir psikoloğum, evet; ama her şeyden önce
hikayelere aşık bir yolcuyum.
Yıllardır insanların en mahrem yerlerine, o sessiz mücadelelerine şahitlik ederken şunu
gördüm: Hepimiz sadece görülmek ve "buradayım" diyebilmek istiyoruz. Bu rehberi
hazırlarken de aklımda tek bir şey vardı: Seninle o mesafeyi kaldırmak. Mutsuz ve
yorgun bedenlere hapsolmamak için Anlat Dinliyorum’u kurdum. Birlikte iyileşeceğiz..

Bak bakalım
beraber neler
yapacağız?
Biliyorum, O Ses Hiç Susmuyor...
En yakınınla yan yana otururken bile aranızda kilometreler varmış gibi hissettiğin o
anlar var ya... Hani "Beni gerçekten duyuyor musun?" diye bağırmak istediğin ama
sustuğun o anlar.
Burada sadece dertleşmiyoruz; o sessizliğin içindeki asıl ihtiyacı, o düğümlenmiş
duyguları beraber anlamaya çalışıyoruz. Suçlamadan, kimseyi kırmadan ama en
gerçek halimizle "ben böyle hissediyorum" diyebilmenin yollarını arıyoruz. Buradan
ayrılırken hayata dair elinde bir anahtarla, yeni bir bakışla çıkacaksın.
Bedenin Biriktirdiği Her Şey
Zihnin "geçti, gitti" dese de omuzlarındaki o ağırlık, göğsündeki o sıkışma aslında
sana bir şey anlatmaya çalışıyor. Korkuların, heyecanların, o çaresiz hissettiğin anlar...
Hepsi bedeninde kendine bir yer bulmuş. Biz burada biraz yavaşlayacağız. Sadece konuşmayacağız; bedeninin o dilsiz diline
kulak vereceğiz. Küçük hareketlerle, nefesle o birikmiş yorgunluğu, stresi nasıl
dağıtabileceğini beraber göreceğiz. Bedenini yeniden "evim" diyebileceğin bir yer
haline getirmek için pratik yollar keşfedeceğiz. Derin bir "oh" çekmek, inan bana çok
yakın.

ATÖLYELERDE SENİ NE BEKLİYOR?
İlk Çiçekten, En Çılgınca Anlarına Kadar...
Burası sadece "sorunların" konuşulduğu bir yer değil.
Seni sen yapan her şeye yer var burada. Öğrenme
deneyimine hoş geldin:)
Şiddetsiz iletişim ve duygu odaklı terapi yöntemiyle;
Okuldaki o titreyen dizlerin,
Kuruttuğun o ilk çiçek,
Yaptığın en büyük çılgınlık,
Hatta hatırladıkça yüzünü kızartan o komik ve utanç verici hikayelerin...
Hepsini dinlemek için sabırsızlanıyorum çünkü insan olmak biraz da bu tezatlıklardan
ibaret. Kimsenin seni yargılamadığı, her anının kıymetli olduğu bir sofra hayal et.
Hikayenin yeri şimdiden hazır bile, bekliyorum :)




Yorumlar